Mutluluğumu insanlarla paylaşırım da mutsuzluğumu neden paylaşıyım içimde yaşıyorum ben böyle daha iyi.
hayatın bok gibi olabilir,kendimden biliyorum.
İlk sigaramı seni bir yabancıya anlatırken içmiştim
Etraf loştu
Biraz da duman altı..
Kimse görmüyordu
Ben ağlıyordum.
Sigaramdan bir nefes çekip seni anlatmaya başlıyordum
“Gözleri” diyordum “gözleri..”
Nasılda başka bakardı,öyle inandırmıştım kendimi
“Dudakları” diyordum ardından
“Ne yalanlar söylemiş,inanmışım,aptalmışım” vesaire..
Geçen sekiz aylık zaman dilimini özetlemiştim bir paket sigara eşliğinde
Yarım saat içerisinde..
En son “hani gitti ya..” dedim
Söndürdüm son sigaramı
Orada kaldı hikayemiz
Sen bittin
Ben bittim
Orada dondu her şey..
Yinede unutmamaya çalışıyorum seni
İşte o günden sonra ne zaman bir tütün kokusu alsam
Sen geliyorsun aklıma
Ve ben seni unutmamak için ellerimi kokluyorum her gece.
Artık yolculuklara sadece bir şeyler yazabilmek için çıkıyorum
Yüzlerce insan
Yüzlerce düşünce
Yüzlerce farklı renk görüyorum
Biri elinde telefon yüzünde bir gülümseme durmadan mesajlaşıyor
Bir diğeri dışarıyı izler gibi yapıp camda kendine bakıyor
Biri kulağında kulaklık başıyla ritim tutuyor.
En garibi de ben en arkada bir şeyler karalıyorum
Akıllarından neler geçiyor acaba
Biri sevgilisini diğeri gelecekte bir grup kurmayı ve şuan dinlediği grup kadar iyi olmayı hayal ediyor.
Camda kendini izleyen kendinden nefret ediyor,öyle bakıyor kendine.
O yüz,o saçlar yakıştıramıyor kendine
Etrafına bakıyor
Güzel bir kız duruyor yanında
Neden diyor içinden,yüzünden okunuyor.
“Böyle olamaz mıydım tanrım? neden izin vermedin?”
Herkesin onu izlediğini düşünüyor
Arkada konuşan erkeklerin onun hakkında,çirkinliğinden konuştuğunu sanıyor
Utanıyor,inmek istiyor
O kadar sıkışıklığın arasından zar zor geçiyor ve gidiyor
Onun yerine bir başkası geliyor
Kendinden emin bir tavırla geliyor
Kirli sakalı olan yeşil gözlü biraz uzun bir erkek
Bulduğu ilk boş yer yanım,oturuyor
Telefonunu çıkarıp saate bakıyor tekrar cebine koyuyor
Merak edip yazdıklarıma bakıyor (merhaba yabancı seni anlatıyorum)
Utandı başını çevirdi camdan bakıyor.
Ve ne yazık ki inmem gerekiyor,bir yeşil gözlüye daha veda edip gidiyorum.
Metro maceraları #part1
Kahramanımsın İzmir: Mavi’den İzmirce Konuşan Tişörtler
İstanbul’la ilgili akılda kalan onlarca slogan ve grafik yarattıktan sonra sıra İzmir’e geldi. Bize göre Ege’nin incisi bu şehir, “gevrek” , “kumru”, “domat”, “çiğdem” gibi kavramlarıyla tişörtlenmeyi bekliyordu yıllardır. 9 modelden oluşan Mavi İzmir Koleksiyonu’muzda, 5 tişörtü kızlara, 4’ünü ise erkeklere hediye ettik. “Çupraya çupra denir, çipura rakısız rokasız yenendir”, “Çiğdeme çiğdem denir, çekirdek karpuzun içindedir”, “Domata domat denir, domates bir İspanyol hanımefendisidir”, “Gevreğe gevrek denir, simit yüzmeyi bilmeyenler içindir”, “Kumruya kumru denir, kanatları peynirdendir”. Bu cümleler sizin için de doğruysa ve İzmirli kalbinizi küt küt attırıyorsa en yakın Mavi mağazasına bekliyoruz. İzmir tişörtlerine heves ve iştahla bakan İstanbullu’lar, sizleri de bekleriz!
Neden darağacındayım onu bilmeden bişey söyleyemem.
ama
olabilir.